"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sina Yarımadası’ndaki IŞİD varlığı ve İsrail-Mısır ortak operasyonu

2017 yılından bu yana Mısır’a bağlı Sina Yarımadası bölgesinde ordu güçleri kendi isimlendirdikleri şekilde, ‘silahlı gruplar’ veya ‘tekfirci gruplara’ karşı askeri operasyon düzenliyor. Sina Yarımadası’nda devam eden operasyonlarda bölgedeki en etkin oluşum olarak görülen IŞİD’in hedef alındığı biliniyor.

IŞİD kaynakları, Sina’da devam eden operasyona ilişkin sürekli olarak kendi medya kaynaklarından bilgilendirme mesajları atıyorlar ve zaman zaman Mısır ordu güçlerine yönelik düzenledikleri saldırılara ait görüntüleri servis ediyorlar.

IŞİD’e bağlı ana haber ajansı olan ‘Amak’ tarafından bu süreç içerisinde servis edilen haberlerde, düzenlenen hava saldırılarına İsrail savaş uçaklarının da katıldığı ifade edilmişti. Örgüt bu savaş uçaklarına ait olduğunu öne sürdüğü görüntüleri paylaşmış, ancak uçaklar yüksek uçuş yaptığından bu görüntülerin teyit edilmesi mümkün olmamıştı.

Mısır ordu güçlerinin Sina Yarımadası’nda kara destekli yürüttüğü operasyon ile ilgili yapılan saha araştırmaları aslında bu harekatın bölge halkının da tehcire zorlandığı bir operasyon olduğunu gösteriyor. Mısır ordu güçleri bölgede sivillere ait birçok evi, ‘teröre yardım etmek’ bahanesiyle buldozerlerle yıkıyor, hava saldırılarında hedef alıyor veya içine patlayıcılar döşeyerek havaya uçuruyor.

Katar merkezli Al Jazeera Arapça kanalının Ağustos 2018 tarihinde yayınladığı uydu görüntüleri bu gerçeği ortaya koyar nitelikte.

Uydu görüntüsü 1
Uydu görüntüsü 2
Uydu görüntüsü 3
Uydu görüntüsü 4

Yayınlanan uydu görüntülerinde Sina Yarımadası kuzeyindeki bölgelerde sivillerin yaşadığı alanların nasıl yok edildiği görüntülenmiş. Sisi muhalifi hesaplarca sosyal medya hesapları ve yerel birtakım aktivistlerce aktarılan görüntüler, ev sahipleriyle yapılan görüşmeler de bu evlerin sivillere ait olduğunu doğruluyor.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) Genel Sekreterliği tarafından operasyonlarla ilgili 9 Şubat Cuma günü yapılan yazılı açıklamada da şu ifadelere yer verilmişti:

“Sina’da başlatılan operasyonlar kaygı ile izlenmektedir. Teröre karşı mücadele ettiğini açıklayan Mısır rejimi aslında terör üretmektedir. Asıl hedef Sina’yı boşaltmaktır.”

Konuyla ilgili olarak Sisi yönetiminin bölgeye ‘8 milyon kişiyi yerleştireceği’ de açıklanmıştı.

El Kaide’ye yakın grup: Sina İsrail için tehdit

Öte yandan El Kaide’ye yakınlığıyla bilinen ve Sina Yarımadası’nda faaliyet gösteren Cund el İslam grubu da geçtiğimiz yıl eylül ayında yayınladığı bir videoda Sina Yarımadası ve Sisi’nin bölgede izlediği siyaset ile ilgili ifadeler kullanmıştı.

Cund el İslam örgütü Sina Yarımadası’nın, İsrail’e yönelik “cihad saldırıları” için bir basamak teşkil ettiğini ve ‘Yarımada’nın Gazze’nin dünyaya özgürce açılan tek kapısı olduğu’, bu sebeple “Yüzyılın Anlaşması” paralelinde Sisi yönetiminin bölgede saldırılarını sıklaştırdığını ifade etmişti.

Günümüze dönecek olursak, Mısır ordu güçleri İsrail hava kuvvetleriyle birlikte Sina Yarımadası’ndaki operasyonlarına devam ediyor. İsrail’in bölgede düzenlediği operasyonlarda silahlı insansız hava araçlarını da (SİHA) kullandığı biliniyor. İsrail, Sina Yarımadası’ndaki IŞİD hedeflerine yönelik ‘ABD modeli’ uyguladığı SİHA temelli saldırı metoduyla IŞİD’in birçok üst düzey ismini hedef alıp öldürdü.

İsrail uzun süredir Sina Yarımadası’ndaki hedeflere yönelik örtülü birtakım operasyonlar düzenliyor.

Bu isimlerin İsrail hava saldırılarında öldürüldüğü, IŞİD’in propaganda kaynaklarınca servis edilen videolarla da doğrulanmıştı. Son olarak 2018 yılı kasım ayında IŞİD’in ‘Sina Yarımadası’ kanalı tarafından yayınlanan propaganda filminde, İsrail’e ‘casusluk’ yaptığı ifade edilen kişiler infaz edilmişti. Casusluk yaptığı öne sürülen kişiler, kendilerine verilen ‘konum tespit cihazlarını’ IŞİD’lilerin kaldıkları merkezlere ve araçlara yerleştirdiklerini ifade etmişlerdi. IŞİD bu kişileri ‘Yahudi casusu’ ilan edip infaz etti.

IŞİD’in bölgede, ‘İsrail adına casusluk yaptığı’ gerekçesiyle bölgede yakaladığı kişileri infaz etmesi birkaç sene öncesine kadar dayanıyor. Bu da İsrail’in bölgede düzenlediği hava saldırılarının yeni olmadığının bir diğer göstergesi.

İsrail adına casusluk yaptığı öne sürülen bir kişi IŞİD’lilerce infaz edilirken – Haziran 2015

Dün ise IŞİD’e bağlı Amak Ajansı tarafından yapılan bir açıklamada, İsrail’e ait savaş uçaklarının iki gündür Sina Yarımadası’na yönelik saldırılar düzenlendiği öne sürülmüştü.

Amak Ajansı tarafından 3 Ocak’ta yayınlanan açıklama

Açıklamada, ‘Yahudi uçakları’ olarak isimlendirilen İsrail’e ait savaş uçaklarının Ariş, Refah ve Şeyh Zuveyd bölgelerindeki farklı noktalara saldırılar düzenlendiği belirtiliyor. Açıklamada aynı zamanda bu saldırıların ‘ikinci günü’ olduğu da eklenmiş.

IŞİD’in açıklamasında ismi geçen bölgeler, örgütün Sina Yarımadası kuzeyinde oldukça etkin olduğu yerler.

Sisi: İsrail ile ortak operasyon yürütüyoruz

IŞİD’in açıklamasından birkaç saat sonra Abdulfettah Sisi Amerikan kanalı CBS’de katıldığı ’60 Dakika’ programında, Sina Yarımadası kuzeyinde İsrail ile birlikte ortak operasyon yürüttüklerini açıkladı.

Sisi programda, İsrail ile geniş işbirliği içinde olduklarını ve Sina Yarımadası’nda Mısır ordu güçleriyle İsrail’in birlikte savaştığını ifade etti.

IŞİD’in yayınladığı propaganda filmleri ve sahada yürüttüğü çalışmalar dikkatle incelendiğinde, birçok defa Mısır ordu güçlerine ‘kendilerine katılma’ yönünde çağrılar yapıldığı da görülüyor. Örgüt bu amaçla, yayınladığı son propaganda filminde, kendilerine katılan eski Mısır ordu personellerinin görüntülerini paylaşmıştı.

Bunların arasında, ‘Ebu Ebi’ isimli, Mısır askeriyesinde 14 yıl (5 yıl askeri okul + 9 yıl hava kuvvetleri) görev yaptığını söyleyen bir IŞİD mensubu da bulunuyordu.

IŞİD’in Kasım 2018’de yayınladığı propaganda filminden

IŞİD’in son propaganda filminde yayınladığı eski Mısır ordu personeliyle ilgili bilgileri sosyal medya hesabımdaki ilgili flood da paylaşmıştım.

IŞİD’in Sina Yarımadası’ndaki faaliyet alanı

Sina Yarımadası, Camp David anlaşması uyarınca askeri açıdan 4 ayrı bölgeye bölünmüş durumda. ‘Gölge CIA’ olarak da anılan ABD’li düşünce kuruluşu Stratfor’un aktardığı bilgilere göre, bu bölgeleri şu şekilde tasnif etmek mümkün:

Harita: Stratfor

Haritada yer alan A, B, C ve D bölgeleri Camp David anlaşması çerçevesinde Sina Yarımadası’ndaki Mısır ordu güçlerinin konuşlanma şeklini belirliyor.

A Bölgesi: Mısır güvenlik güçleri burada 22 bin askerden oluşan bir mekanize piyade tümeni bulundurabiliyor. Mısır ordusu Yarımada üzerinde sadece bu bölgede askeri uçuş gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, askeri olmayan ve silahsız hava araçlarını bu bölgede konuşlandırabiliyor.

B Bölgesi: Mısır bu bölgede polis güçlerine destek olabilecek 4 sınır güvenlik taburu (Yaklaşık 4 bin kişi) bulundurabiliyor. Bu bölgede silahsız, lojistik destek sağlama amaçlı hava araçları iniş-kalkış gerçekleştirebiliyor. Aynı zamanda Mısır bu bölgede silahsız olması şartıyla en fazla 8 hava aracı konuşlandırabiliyor. Bu bölgede konuşlu bulunan sınır güvenlik taburu personelini taşıyan helikopterler dahi silahsız olmak zorunda. Sahil kısmında da hafif silahlı sahil koruma birlikleri faaliyet gösterebiliyor.

C Bölgesi: Uluslararası güçler ve gözlemciler ile birlikte Mısır bu bölgede 3 piyade taburu konuşlandırabiliyor. Buna ek olarak Mısır’ın bölgede bulunan 2 ana askeri üs ve 30 küçük ölçekli askeri merkezde, 1 sahil devriye birimi ve hava biriminin de aralarında bulunduğu birkaç destek birimi konuşlandırmasına izin veriliyor. Mısır bu bölgede sadece silahsız polis helikopteri uçurabiliyor.

D Bölgesi: Bu bölgede ise İsrail güçleri 4 piyade taburu konuşlandırabiliyor. Aynı zamanda uluslararası güçler ve gözlemciler bu bölgede faaliyet yürütebiliyor.

D bölgesi, İsrail’in Sina Yarımadası’nda askeri uçuş yapabildiği tek bölge. İsrail bölgede aynı zamanda askeri gözetleme uçuşları da yapabiliyor. Ayrıca İsrail D bölgesinde askeri olmayan ve silahsız hava araçları da konuşlandırabiliyor.

İsmi geçen Camp David anlaşması dahilinde alınan kararlarla çizilen bölgeler ve iki ülkenin bu bölgelerde gösterdiği askeri varlık bu şekilde. Ancak son dönemde Sina Yarımadası üzerinde icra edilen Mısır-İsrail ortak operasyonları sebebiyle anlaşmada belirtilen bu şartların yer yer görmezden gelindiğini söylemek mümkün.

Mısır ordu güçlerinin bu anlaşma dahilinde, bölgede askeri kuvvet konuşlandırmasının nispeten sınırlı hale gelmesi, Sina Yarımadası üzerinde faaliyet yürüten IŞİD ve diğer gruplar için avantaj haline gelmiş durumda. Yarımada üzerindeki silahlı gruplara yönelik operasyonlarda yetersiz kaldığı görülen Mısır güçleri, İsrail ile koordinasyon halinde bölgede saldırılar düzenleyebiliyor.

İsrail’in havadan destek verdiği operasyon şeklinde, karadan ise Mısır ordu güçleri IŞİD ve diğer gruplarla çatışmalara girerek ilerlemek zorunda kalıyor. İki ülkenin belli bir koordinasyon üzere hareket ettiği bu operasyon şekli, en yakın örnekleriyle Suriye’de ABD’nin YPG/PKK ile Irak’ta Bağdat hükümeti güçleriyle yürüttüğü ortak harekat şekliyle benzerlik gösteriyor. Ancak Irak ve Suriye örneklerinde karada ABD’li danışmanların varlık gösterdiği ve belli noktalarda hava akınlarını koordine ettikleri biliniyor. Sina Yarımadası’nda Mısır ile İsrail’in ortak yürüttüğü operasyonlar bu konuda Irak-Suriye örneklerinden ayrılıyor.

Operasyonların ilerleyen dönemlerde daha kapsamlı ve belirleyici hale gelmesi durumunda İsrail ve Mısır arasındaki askeri koordinasyonun da değişiklik gösterebileceğini eklemek gerekli.

Sina Yarımadası’ndaki IŞİD saldırıları

IŞİD’in Sina Yarımadası’nda gerçekleştirdiği saldırılara değinecek olursak, örgütün bölgedeki saldırıları daha çok el yapımı patlayıcı (EYP) odaklı. Yine örgütün bölgede keskin nişancı saldırıları ve yol kesme gibi eylemler düzenlediği de biliniyor.

Geçmiş dönemlerde ise Mısır ordu güçlerinin askeri merkez ve mevzilerine yönelik kapsamlı taarruzlar düzenleyen IŞİD, son dönemde bu operasyonlara ara vermiş gibi görünüyor. Örgüt bu saldırıların yanında, ordu güçlerinin konuşlu bulunduğu merkezlere ‘sessiz’ gece baskınları da düzenledi. Bu baskınların düzenlenmesinde, IŞİD’e katılan eski ordu mensuplarının etkin rol üstlendiği biliniyor.

Yine geçmiş dönemde örgüt, Mısır ordu güçlerine yönelik bomba yüklü araç saldırıları da düzenlemekteydi. Ancak şimdilik bu saldırılara ‘ara verilmiş’ gibi görünüyor.

IŞİD’in 2018 yılı Ocak ayında Ariş kenti güneyinde Mısır ordu konvoyuna yönelik düzenlediği bombalı araç saldırısı

İsrail’in bölgeye yönelik operasyonlarda Mısır ordu güçleriyle koordineli hareket etmesi ve uzun bir süredir bölgeye hava saldırıları düzenlemesinin en büyük sebeplerinden bir ide IŞİD’in ve diğer grupların Sina Yarımadası’ndan İsrail sınırları içine füze saldırıları düzenliyor olmaları.

Geçtiğimiz yıllardan bu yana Yarımada’dan İsrail tarafına yönelik birden fazla füze saldırısı düzenlendi. Bu saldırılardan bazıları üstlenilmedi, bazılarıysa IŞİD tarafından üstlenildi.

IŞİD’in Aralık 2016’da İsrail’e yönelik düzelediği füze saldırısından

IŞİD’in Sina Yarımadası’ndaki saldırılarının harita üzerindeki dağılımı ise şu şekilde:

IŞİD’in 1-25 Aralık tarihleri arasında Sina Yarımadası’nda düzenlediği sadırılar

IŞİD 1-25 Aralık 2018 tarihleri arasında Yarımada’da Mısır ordu güçlerine yönelik toplamda 17 saldırı gerçekleştirdi. Refah kent merkezinde yoğunlaşan saldırıların büyük bir kısmını EYP’ler oluştururken bu saldırılarda genellikle buldozerlerin hedef alındığı görülüyor.

Yine örgüt Şeyh Zuveyd ve Ariş kenti güney bölgelerinde ordu güçlerine yönelik saldırılar düzenliyor.

Sonuç olarak, Sisi rejimi ve İsrail’in Sina Yarımadası üzerinde yürüttüğü operasyonların halen devam ettiği görülüyor. Uzun bir süredir devam eden bu müşterek operasyon İsrail’in bölgedeki güvenliği için oldukça önemli. Zira bölgede sadece IŞİD değil, İsrail’in kendi güvenliği açısından büyük tehdit olduğunu bildiği El Kaide bağlantılı gruplar da bulunuyor.

Bu gerilla grupları için Sina Yarımadası, İsrail’e düzenlenecek saldırılar, geri çekilme merkezleri ve lojistik destek için bulunmaz bir nimet. Bunun farkında olan İsrail de bölgedeki saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. Ancak sadırıları şu an itibariyle daha çok IŞİD’i hedef aldığını söylemek mümkün. Bununla birlikte Sisi yönetimine muhalif, muhafazakar sivillerin de bölgeden tehcir edildiği gerçeği bölgenin bir diğer dinamiği.

Ortadoğu Uzmanı

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir