"Enter"a basıp içeriğe geçin

Taliban’ın propaganda yapılanması ve gelişim süreci

Aslında Taliban’a bağlı medya kanalı “Menba ul Cihad” tarafından yayınlanan son videoyu ele almadan önce, hareketin geçmişten dönemimize kadar gelinen süreçte propaganda konusunda hangi ideolojik ve teknik aşamalardan geçtiğine değinmek gerekli.

Çünkü analizin ilerleyen kısımlarında Taliban’ın medya konusunda geldiği noktanın, kendilerine nispeten, başlangıç seviyesinin ne derece üstünde olduğundan bahsedilecek.

Bu bağlamda, Taliban hareketinin ideologlarının, hareketin kurulduğu ilk dönem ve sonrasındaki belli zaman zarfında fotoğraf çekmeyi “haram” olarak kabul etmesi, şu anki gelinen süreçte nasıl bir vizyon değişikliği yaşandığını kanıtlar nitelikte.

Taliban’ın ilk olarak ne zaman videoları kendi propagandasını yapmak amacıyla yayınlamaya başladığı tam olarak bilinmiyor. Ancak hareket, özellikle saldırı videolarının ağırlıklı olarak kullanılacağı propaganda görüntülerinin servis edileceği kanalların kurulumuna veya teşkil edilmesine 2006 sonrası dönemde başladı denebilir.

Nitekim Taliban’n ABD işgali sonrası dönemde tekrar toparlanıp belli ölçüde koordine olması da bu tarihlere denk geliyor.

Taliban’ın fotoğraf çekmeyi “haram” olarak kabul ettiği bir dönemden, drone çekimlerinin kullanıldığı propaganda filmleri servis etmeye gelen süreci kendi başına ayrı bir analiz konusudur. Taliban’ın bu dönemde nasıl bir etki ve dinamikle kendi bakış açılarında bu denli “radikal” denebilecek bir değişiklik yapması ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.

Taliban’ın ilk video çalışmaları

Taliban hareketi videoları ilk olarak etkin bir şekilde kullanmaya başladığında, en dikkat çekenleri genellikle pusu, el yapımı patlayıcı ve bomba yüklü araç saldırılarına ait görüntülerin yer aldığı “Gaziyano Kervan”, “Fatih Kervan”, “Bedri Leşker” isimli video yapımları oldu.

Videoların servis edildiği dönemde Afganistan’daki ABD ve diğer yabancı güçlerin varlığı günümüzdekinden kat be kat daha fazla olduğu için, videolardaki saldırıların çoğu yabancı güçlere yönelik gerçekleştirilenlerdi.

Bu videolar o kadar izlendi ve yayıldı ki, Taliban’a bağlı medya kurumları bu videoların devam serilerini yayınladılar. Günümüzde halen bu video yapımlarının devam serileri servis edilmekte.

Hareketin ana yayın organı olan “Al-Emara” tarafından servis edilen videoların yanında, bugün hareketin en etkin video serileri Hakkani grubuna ait olan “Menba ul Cihad” tarafından yayınlanmaktadır.

Al-Emara kanalı daha çok Taliban için bir “devlet televizyonu” niteliği taşıyor. Yayınlanacak kısa videolar, Kabil hükümetinden ele geçirilen askeri noktalar, kent ve köyler, yardım çalışmaları vs. bu yayın organı tarafından servis ediliyor.

Yine aynı şekilde hareketin önde gelen isimlerinin beyan ve bildirileri de bu yayın organı tarafından servis edilmekte.

Menba ul Cihad ise, ilk başlarda sadece Hakkani grubunun Kabil hükümeti kontrolündeki kent merkezlerine düzenlediği bomba yüklü araç ve “fedai” saldırılarına ait görüntülerin yayınlanmasına kullanılıyordu. Ancak sonraki dönemde bu videolar oldukça etkin bir şekilde, verilmek istenen siyasi mesajların daha etkin bir şekilde dünyaya duyurulması için kullanılmaya başlandı.

Al-Emara kanalı da aynı şekilde siyasi mesajları duyurmaya daha da ağırlık vermiş olsa da, marka değeri olarak bakıldığında Menba ul Cihad kanalının daha etkili olduğunu söylemek mümkün. Bu etkinliğin başlıca sebebi, videoların kurgusu ve çekimlerindeki kalite.

Al-Emara tarafından yayınlanan görüntüler, genellikle Taliban savaşçılarının sahadan, çözünürlük kalitesi düşük çekimlerle aktardığı görüntülerden oluşuyor. Menba ul Cihad ise daha çok, video kameralar ve nispeten daha gelişmiş çekim tekniklerinin kullanıldığı görüntüleri servis ediyor.

Nitekim yayınlanan son video konusunda buna değineceğim.

Şu ayrıntıyı da unutmadan eklemek gerekli. Menba ul Cihad veya El Hicret gibi kanallar her ne kadar Hakkani hareketine bağlı olsalar da doğrudan Taliban’a bağlıdırlar. Hatta bu bağlılık o kadar kuvvetlidir ki videoları takip eden çoğu izleyici Menba ul Cihad’ın Hakkani grubuna ait olduğunu dahi bilmez.

Hareketin ilk videolarındaki siyasi mesaj eksikliği 

Taliban’ın özellikle yabancı güçlere yönelik gerçekleştirdiği ilk dönem saldırılarının yayınlandığı videolarda, genellikle iç siyasete yönelik görüntüler yer alıyordu. İç siyasete yönelikten kasıt, Afganistan’da ABD ve Kabil hükümeti güçlerinin sivillere verdiği zararlar, yıkılan evler, hava saldırılarında hedef alınan sivil yerleşim birimleri vs.

Ancak gelinen süreçte videolarda verilen siyasi mesajlar oldukça geniş bir açıdan lanse ediliyor. Özellikle birkaç senedir yayınlanan videolarda, Taliban’ın sadece Afganistan değil, Arakan, Suriye ve diğer Müslüman beldelerden bahsettiği, bu bölgelerdeki sivillerin maruz kaldığı şiddete dikkat çektiği görülüyor.

Hatta siyasi mesajların boyutu öyle bir ölçüye ulaştı ki, 2018 yılı Temmuz ayı içinde Menba ul Cihad kanalı tarafından yayınlanan “Gerçek Adamlar” isimli serinin üçüncü filminde Türkiye’den görüntüler ve Sultan Abdulhamid’in fotoğrafı yer aldı.

“Gerçek Adamlar-3” isimli videoda son Osmanlı Padişahlarından Sultan Abdulhamid’in görüntülerinin ardından, Osmanlı Devleti’nin çöküşünden sonraki dönemde Batı’nın Müslümanlara ait toprakları ele geçirmeye başladığını ve halkları kendi boyunduruğu altına aldığı ifadeleri ön plana çıkarılıyordu.

Aynı şekilde, Osmanlı sonrası dönemde Müslümanların can ve mal güvenliğinin sağlanamadığı da videoda aktarılan diğer ifadeler arasındaydı.

Taliban’ın ilk defa bu kadar açık bir şekilde Osmanlı ve Abdulhamid temalı video yayınlaması o dönemde oldukça dikkat çektiği söylenebilir.

Bu, Hareket için ilkti ve bir anlamda videoda verilen subliminal mesajla, kendilerinin Osmanlı dönemi sonrası Müslümanların tekrar bir araya gelmelerini sağlayacak bir yönetim olabilecekleri ifade ediliyordu.

Taliban’ın daha önceki videolarında sadece saldırı ve yerel halka yapılan kötü muameleyi ön plana çıkardığı dönemde, bu şekilde Osmanlı temalı videolara geçiş yapması, siyasi açıdan belli radikal değişimlere gittiğinin bir göstergesi olarak ifade edilebilir. Bu konu, daha önceki satırlarda da belirttiğim gibi ayrı bir araştırma olarak ele alınabilir.

“Taliban’ın şu ana kadar yayınladığı en kaliteli yapım”

Özellikle Menba ul Cihad kanalı tarafından 26 Kasım tarihinde yayınlanan “Bedri Leşker” (Bedir Ordusu) isimli serinin 7’nci bölümünün Taliban’ın şu ana kadar yayınladığı en kaliteli yapım olduğu söylenebilir.

Taliban’a bağlı medya kanalları son birkaç senedir yaka mikrofonu ve DSLR kamera kullanımı artırmış durumda. Bunun yanında yeni yayınlanan videoda drone kayıtlarının da kullanılmış olması, Taliban’ın video çekim ve kurgusunda nasıl bir ilerleme kat ettiğini gösteriyor.

DSLR kamera ve yaka mikrofonu detayı artık stabil bir şekilde hareket tarafından kullanılsa da, drone ile çekim yapmak Taliban için oldukça yeni.

Taliban ilk olarak 2016 yılı Ekim ayında Afganistan’ın güneyindeki Hilmend iline bağlı Neva ilçesinde, Kabil hükümetine ait bir polis merkezine Humvee tipi zırhlı araçla düzenlediği canlı bomba saldırısında drone kullanmıştı.

Bombalı saldırıya ilişkin görüntüler drone kullanılarak saniye saniye kaydedilmiş ve Al-Emara kanalı üzerinden dünya kamuoyuna servis edilmişti:

Bomba yüklü Humvee’nin ana yolu kullanarak polis merkezinin içerisine kadar rahatça girmesi ve sonrasında infilak ettirilmesi anları, drone kamerası tarafından saniye saniye görüntülenmişti. Videonun servis edilmesinin ardından birçok haber kanalı ve araştırmacının dikkatini çeken drone detayına, Taliban videolarında bir daha rastlanmadı. Ta ki 26 Kasım’da yayınlanan videoya kadar.

Menba ul Cihad tarafından yayınlanan video, gerek kurgu gerekse çekimler bakımından Taliban’a bağlı kaynaklar tarafından şu ana kadar yayınlananlar arasında en kaliteli yapım olarak ön plana çıkıyor.

Videonun ana temasını iki konu oluşturuyor, birincisi geçtiğimiz dönemde hastalığı sebebiyle hayatını kaybeden, Celaleddin Hakkani’nin vefatı, ikincisi ise Taliban’ın 2017 yılı Ekim ayında ülkenin doğusundaki Paktiya ili merkezi Gardiz’de gerçekleştirdiği saldırı.

Vefatı sebebiyle videonun giriş kısmında yaklaşık 12 dakikalık bir bölüm Hakkani’ye ayrılmış. Yine bu bölümde, Taliban’ın daha önce yapmadığı bir şey dikkat çekiyor. Bu da, Suriye’de muhaliflerle birlikte Esed rejimi ve müttefiklerine karşı savaşan Suudi Arabistanlı din adamı Abdullah el Muhaysini ve Muslih el Ulyani’nin Celaleddin Hakkani ile ilgili taziye mesajına yer vermesi.

Yine aynı şekilde İngiltere’de yaşayan Hani el Sibai’nin taziye mesajına da videoda yer verilmiş.

Üç ismin ortak özelliği de küresel cihad ideolojisini savunmaları.

Hani el Sibai’nin daha önceki konuşmalarına Taliban’ın bazı videolarında yer verilmiş olsa da, Muhaysini ve Ulyani’nin bir mesajının direkt olarak Taliban’a bağlı bir medya kanalı üzerinden paylaşılması, daha önce de bahsettiğim, Hareket’in değişen siyasi vizyonunun bir göstergesi olarak okunabilir.

Videodaki drone çekimleriyle ilgili detay ise kendi içinde ayrı bir başka detay barındırıyor. Taliban kaynakları videoda drone çekimi yapan kişileri aynı bir şekilde gösterme ihtiyacı hissetmiş. Bu kişilerin kıyafetleri alışık Afgan kıyafetlerinden farklı, boyunlarında kimliğe benzer bir kart var ve Peştu dili konuşuyorlar

Videonun bir bölümünde çekim yapan drone, diğer kameranın kadrajına giriyor: 

Sonuç olarak:

– Taliban’ın değişen ve gelişen siyasi vizyonunun yansımalarına her geçen gün daha farklı bir şekilde video veya yayınladıkları beyan/açıklamalarda denk gelmek mümkün. Hareket özellikle son dönemde değişen video kurgularıyla ön plana çıkıyor.

Videolarda verilen siyasi mesajlar zaman içerisinde daha fazla küresel boyuta çekilmiş, Afganistan içi gündem biraz daha geri planda bırakılmış. Özellikle Al-Emara harici medya kanallarında yayınlanan videolarda siyasi mesajlar daha küresel boyutta verilmeye başlanmış.  Bunda, Taliban’ın son dönemde artan askeri etkinliği ve ABD’nin bu etkinliği kabul ettiğine dair mesajlar yayınlamasının büyük bir etken olduğu düşünülüyor.

– Saldırı konsantrasyonunu artıran Taliban, buna oranlar video çekim ve kurgularını daha kaliteli hale getiriyor. DSLR kamera, yaka mikrofonu, drone kaydı gibi araçların kullanıldığı videolar önümüzdeki dönemlerde de ön plana çıkartılabilir.

Küçük ilçe merkezlerinin kontrol altına alındığı, konsantrasyonu yüksek ölçekte olan saldırıların bu şekilde kaliteli kurgularla video haline getirmek yerine Hareket, kitle üzerinde daha fazla etki uyandıracak, bomba yüklü araç ve ‘fedai’ saldırılarını kaliteli çekim araçları ile kurgulayarak servis etmeyi seçiyor. Bu da kitle üzerinde daha fazla etki bırakıyor.

– Sahadaki askeri etkinliği ve siyasi anlamdaki gelişmelerle koordineli olarak Taliban’ın imkân ve kabiliyetlerinin de arttığı görülüyor. Yayınlanan son video incelendiğinde, Taliban’ın daha önce kullanmadığı birçok yeni askeri teknik ve donanımın kullanıldığı görülmekte.

– Yine videolarla ilgili etkili diğer bir nokta, Taliban’ın marşlarını yazan/seslendiren isimlerin çoğalması. Daha önceleri marş konusunda tek bir isme bağlı kalan Hareket, bu isimlere yenilerini ekliyor. Bu ve bundan önceki birkaç videonun marş analizi yapıldığında bu durum fark ediliyor. Aynı şekilde marşlarda daha ‘cezbedici’ veya ‘harekete geçirici’ ritimler kullanılıyor. Bu ritimlerden bazılarının Arapça marşlardan alıntı olduğu da göze çarpıyor. Taliban tarafından kullanılan marşların ayrı bir analiz ve araştırma konusu olduğunu da eklemek gerekli.

– Son olarak, Taliban askeri ve siyasi olarak elde ettiği üstünlüğü video ve diğer propaganda yollarıyla da desteklemeye çalışıyor. Askeri anlamda yoğun ancak eski taktikleri kullanan Hareketin, askeri donanım olarak köklü birtakım değişimlere gittiği de son videolardan anlaşılmakta. Ancak sahadaki durumun propaganda videolarındakilerle farklılıklar taşıdığını da unutmamak gerekli.

Halid Abdurrahman

İletişim: halid@tuta.io

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir